Reklam
Ayhan TOPÇU

Ayhan TOPÇU

EĞİTİM UZMANI

Çocuk Dünyasına Açılan Kapılar

17 Temmuz 2018 - 09:02 - Güncelleme: 19 Temmuz 2018 - 11:20

Çocukla çalışan, çocuğa dair bir mesleği olan herkesin gö­revlerinden birisi de çocuk dünyasını bilmek ve tanımak olmalı­dır. Çocuk dünyasının gerçeklerini bilmeden bir çocuğun kalbine ulaşmak, o kalpte iz bırakmak pek mümkün değildir. Yetişkin dünyasının doğruları ile çocuklara yaklaşmak onları zedeleyebi­lir. Bu kısımda, çocuk dünyasının önemli kavramları ve bu kavramların eğitim süreci içinde nasıl ele alınacağı anlatılacaktır.

Çocuk Dünyasına Açılan İlk Kapı: Oyun

Çocuk dünyasının olmazsa olmazlarından birisi oyundur. Çocuklar doğumdan itibaren müthiş bir oyun aşkı ile doludur. Oyun onlar için nefes alıp vermek kadar önemli bir eylemdir. Aynı zamanda bir ihtiyaçtır. Çocuk oyun yolu ile dünyayı an­lar, gelişimini hızlandırır ve yaşadığı deneyimleri çözümler. Bu nedenle oyun, çocuk için lüks ya da gereksiz bir etkinlik değil, önü açılması gereken bir ihtiyaçtır. Oyun, aynı zamanda yeni bilgilerin hazmedilmesini sağlar. Bu nedenle çocuklarla yapıla­cak her türlü eğitimde oyuna mutlaka yer verilmelidir. Çocuklar için bir eğitim planlayıp işin içine oyunu katmamak çocuk dün­yasına uzak kalmak demektir.

Oyun Kur’an kurslarına iki şekilde katılabilir. İlki bazı kav­ramları ve değerleri oyun içinde çocuğa öğretmektir. Özellikle olumlu davranışlar (yemekten sonra dua etme, eve girince se­lam verme, Allah’a sığınma ve dua etme) ile ilgili kısımlar bir oyun içinde çocuğa öğretilebilir. Çocuk bu şekilde hem eğlen­miş hem de öğrenmiş olur.

Oyunun diğer kullanım şekli ise herhangi bir öğretim ama­cı gütmeden sadece eğlenmek için oyun oynamaktır. Bu amaçla programın herhangi bir kısmına “oyun saati” konulabilir. Bura­da çocuklarla geliştirici ya da doğal oyunlar oynanabilir. Ya da çocuklar serbest oynaması için özgür bırakılabilir.

Çocuk Dünyasına Açılan İkinci Kapı: Hareket

Biz yetişkinler hareket etmeden belli bir süre durabiliriz. Bu bizim için normal bir davranıştır. Ancak çocuğun yapısın­da hareket etmek vardır. Hareket edemeyen çocuk strese girer. Bu nedenle çocukların eğitim ortamları içinde yeteri kadar ha­reket etmesi sağlanmalıdır. Çocukların harekete olan ihtiyaçlarını anlamak için bir teneffüs vaktinde okul bahçelerini göz­lemlemek yeterlidir. Çocuklar teneffüsle birlikte bahçeye çıkarlar ve delicesine koşarlar. Bu onların hareket ihtiyacından kaynaklanır.

Çocuk Dünyasına Açılan Üçüncü Kapı: Merak

Çocuklar dünyaya yoğun merak duygulan ile gelirler. Bu duy­gu, onların dünyaya hızlıca adapte olup kısa sürede hayatı öğ­renmelerini sağlar. Çocuk bu merakı sayesinde, yürümeyi, ko­nuşmayı, eşyaların adını ve ne işe yaradıklarını kısa sürede öğ­renir. Çocukların merak duygulan özellikle yeni ortama girdik­lerinde çok tahrik olur. Çocuklar çekmecelerin ve dolapların içi­ni, kitaplardaki resimleri, mekândaki cihazları merak edip ne işe yaradıklarını ve nasıl çalıştıklarını öğrenmek isterler.

Dikkat edilmesi gereken öncelikli konulardan biri de, çocuk­ların cami ve kursta olası merak edebileceği şeyleri tahmin etmek ve çocukların bu meraklarını gidermektir. Eğer eğitimi yazlık ola­rak camilerde veriyorsanız camiler çocuklar için ilginç ve sıra dışı mekânlardır. Odası yoktur, tavanı yüksektir ve içinde mo­bilya bulunmaz. Camiye giren çocuk minareyi, minberi, mihra­bı, müezzin mahfilini, renkli camları, mikrofon sistemini, büyük saatleri, seramik duvarları merak edebilir. Cami dışında medrese, yurt veya okul tarzı bir kurumun da kendine has özellik ve dikkat çeken eşyaları tanıtılabilir. Eğitimin başlangıcında çocukla­ra teker teker bu mekânları tanıtmak, onlar hakkında bilgi ver­mek yerinde olur. Çocukların mekânla ilgili merak duygularını gidermek, onlarda görülen “yaramazlık” ya da “etrafı kurcala­ma” dediğimiz davranışları azaltabilir.

Merak ile ilgili eğitimcilerin dikkat etmesi gereken bir diğer konu ise öğretimi planlarken sorularla çocukların merak duy­gusunu diri tutup, öğrenmeyi kolaylaştırmaktır. Bir çocuk için en zor şeylerden biri merak etmediğini öğrenmektir. Merak et­mediğini öğrenen çocuk zamanla öğrenmeden soğur. Bu ne­denle çocuklara yönelik her öğrenme faaliyeti, merak uyandı­ran sorular ve öykülerle başlamalıdır. Bir çocuk, merak duygu­su harekete geçtikten sonra rahatça öğrenme gerçekleştirebilir.

 

Çocuk Dünyasına Açılan Dördüncü Kapı:  Hayal

Çocukların biz yetişkinlerden üstün olduğu bir alan da ha­yal gücüdür. Çocuklar çok zengin bir hayal gücüne sahiptir. Eğitimcilerin görevlerinden biri de çocukların bu gücünü ko­rumasına yönelik çalışmalar yapmaktır. Her günün sonunda “Hadi hayal kuralım.” diyerek gün içinde işlenen konularla il­gili 10-15 dakikalık hayal kurmak hem çocukları eğlendirir, hem de onların hayal dünyalarını diri tutar. Ahlak dersinde büyüklere saygı ve yardım etme gibi konular işlendiğinde, çocuklara hayalen bir yaşlıya yardım ettikleri ve karşıdan karşıya geçmelerine yardım ettikleri hayal ettirilebilir.

Çocuk Dünyasına Açılan Beşinci Kapı: Sevgi ve Şefkat

Çocuk için şefkat ve sevgi demek her şey demektir. Balıkların su dışında yaşayamaması gibi çocuklar da sevginin ve şef­katin olmadığı bir ortamda yaşamakta zorlanırlar. En iyi öğre­tim teknikleri ve teknolojileri ile donatılmış bir programın için­de sevgi ve şefkat yoksa bu program çocuklara uygun değildir. Çocuk, ancak sevildiğini ve değer gördüğünü hissettiğinde öğrenme kanallarını açar. Sevilmediği bir ortamda zihnini, duygularını kapatıp kendini izole edebilir. Bu nedenle öğretimden önceki hedef, çocuklar tarafından sevilir olmaktır. Çocuklar mekânı, eğitimciyi sevdikten sonra kendi zihin kapılarını açar­lar ve daha kolay öğrenirler.

Kalın sağlıcakla

Ayhan TOPÇU

Eğitim Uzmanı

Kaynakça

-Pedagoji Derneği Yayınları

-Helen Bee, Denise Boyd, Çocuk Gelişim Psikolojisi, Kaknüs Yayınları 

-Jean Piaget, Barbel Inhelder, Çocuk Psikolojisi, Pinhan Yayıncılık 

-Prof. Dr. Sefa Saygılı, Çocuk Psikolojisi, Nesil Yayınları 

Son Yazılar