CORONA VİRÜS'DEN ÖĞRENDİKLERİMİZ:
Reklam
Kemalettin AKSOY

Kemalettin AKSOY

CORONA VİRÜS'DEN ÖĞRENDİKLERİMİZ:

01 Nisan 2020 - 15:35

 31 Aralık 2019 da Dünya Sağlık Örgütü Çin Ülke Ofisi, Çin’in Hubei Eyaletinin Vuhan Şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnomoni vakalarının olduğunu bildirmiştir. 7 Ocak 2020 de daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni Coronavirüs olarak Covit 19 olarak kabul edilmiştir. İnsan, yarasa, donuz, köpek, kedi, kemirgen ve kanatlılarda bulunabilmektedir. İnsandan insana Çok hızlı bir şekilde yayılan bu hastalık, Çin’den, önce İran’a ve kısa zamanda da Avrupa’ya ve tüm dünyaya, 120 den fazla ülkeye hızlı bir şekilde yayılmıştır.
Covit 19, bu gün itibariyle Antarktika hariç bütün kıtalara yayılmış durumdadır. Dünyada Covit 19 teşhisi konulan vaka sayısı 665.655, can kaybı 30.850 ye ulaşmıştır. Şuan en çok hasta ABD 124.686, İtalya 92.472, Çin 82.068, İspanya 73. 235, Almanya 57.695’dir. Ülkemizde ilk olarak 11 Mart’ta görüldü. 28 Mart itibari hasta sayısı 7.402, can kaybımız 108 e ulaşmıştır. THY nın Tüm yurtdışı uçuşları iptal edilmiş, yurtdışından gelişler de izne bağlanmıştır. Yurtdışından gelen vatandaşlarımız ve Umrecilerimiz 14 gün Karantina altına alınarak tecrit edilmişlerdir. 16 Mart tan itibaren başlayan 65 yaş üstü vatandaşlarımız için sokağa çıkma yasağı getirildi, tüm ilk orta ve liseler ile üniversiteler tatil edildi, eğitim ve öğretime ara verildi. Bu ara Nisan ayı sonuna kadar uzatıldı. Dün itibariyle seyahat izni olmadan şehirlerin dışına çıkışlar yasaklanmış, şehirlerarası otobüslere kısıtlama getirilmiştir. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de Hayat adeta durmuştur.

İki aydır gündemin birinci sırasında Corana Virüs oturmuş ve herkes ondan korkar ve ondan bahseder olmuştur. Günlük hayatımızı, alış verişimizi, gezmemizi, yememizi içmemizi her şeyimizi Corona Virüs değiştirmektedir. Artık zihnimizde Corona ile yatıyor, Corona ile kalkıyoruz. Günlük hayatımızı bu kadar çok etkileyen ve değiştiren Coronadan aldığımız, almamız gereken dersler yok mu? Elbette çoktur. Benim gözümle Corona nedir? Bize neleri gösterdi ve öğretti, madde madde sizlere arz edeceğim.

1.TEMİZLİK (ABDEST) İN ÖNEMİ: 

Bu Corona Virüs tüm dünyaya Abdestin ve temizliğin ne kadar çok önemli olduğunu bir kerre daha göstermiştir. Efendimiz (sav)“Temizlik İmandandır” buyurmaktadır. Tüm Bilim Kurulu üyeleri ve Doktorlar, Coronadan korunmak için elleri, ağzı, burnu ve kolları yıkamak gerektiğini, üst, baş ve çevre temizliğinin çok önemli olduğunu söylemektedirler. Müslüman günde dört- beş kere namaz için abdest almakta, Hadesten Taharet ve Necasetten Taharete riayet etmektedirler. Bunlar Namazın farzlarından olup yerine getirilip riayet edilmedikçe namazın sahih olmayacağı hepimizce bilinmektedir. Allah’ın beş vakit namaz için abdest almağa üşenen insanoğlu, virüs bulaşır korkusu ile günde on beş-yirmi kere elini yıkıyor. Çevre temizliğine ve insanlarla temas konusunda çok dikkat etmeğe çalışıyor. El, elbise ve çevre temizliğine azami dikkat ediyor.

2.HELAL ve TEMİZ GIDANIN ÖNEMİ: 

Yüce Allah (cc) Kur’an-ı Kerimde:
“Ey İnsanlar! Yeryüzünde bulunan helal ve temiz şeylerden yiyin. Şeytanın adımlarına uymayın.” Bakara su.168.
“ Ey İman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz ve helal olanlarından yiyin. Eğer sadece Ona kulluk ediyorsanız, Allah’a şükredin”  Bakara su. 172.
Allah’ın yarattığı rızıklar helal ve haram olarak iki kısma ayrılır. Müslümanın helal ve temiz olan rızıklardan yemesi emredilmektedir.  Müslüman heva ve arzusuna göre istediğini yiyip içemez. Allah izin vermişse ve helal ise yer ve içer. Haram yiyecekler toplumun ahlakını bozar ve toplumda kötülükleri ve hastalıkları artırır.  Peygamber (sav) Efendimiz; Ka’b b. Acura’ya şöyle buyurur:
“Ey Ka’b! Her hangi bir beden haram yiyecekten beslenmiş ise ona en layık olan, ateştir (cehennem).”
Corona virüsün bulaşma sebebi olarak yarasa çorbası, pangolin (karınca yiyici) ve yılan gibi yenilmesi haram olan hayvanların yenilmesinden bulaştığı söylenmektedir. Bunların yenilmesi dinimizde haramdır.

3- CAMİ, CUMA VE CEMAATIN ÖNEMİ:

Corona Virüsün salgın hale gelmesi dolaysıyla 14 Mart’tan itibaren tüm camilerimizde sadece ezanlar okunmakta, cemaatle Namaz kılmak ve Cuma namazı için camilerimiz ibadete kapatılmıştır. Bu durum, Cami ve cemaate devam eden Müslümanlar tarafından büyük bir üzüntüye sebep olsa da virüsün yayılmaması ve insanlara bulaşmaması için alınan bu tedbire herkes riayet etmek zorunda kalmıştır. Hele 21 Mart Cuma günü Cuma vaktinden Camilerden ezan okunup da camiye, Cuma namazına gidememek bizleri derinden yaralamış ve çok üzmüştür. Camini cemaatin ve Cuma namazının ne büyük bir nimet olduğunu hatırlatmıştır.
Ezanlar okunup bizi namaza ve cemaate çağıran nidaya kör olmamız ve icabet etmememizin ne büyük bir gaflet olduğu gözler önüne serilmiştir.  Cumadan cumaya abdest alıp namaz kılanlar için ibadet hayatı maalesef bitmiştir. En küçük bir bahane ve hastalık dolaysıyla ihmal edip gitmediğimiz Cuma ve vakit namazlarına şimdi istesek de gidemiyor ve ezanlar okunurken içimiz kan ağlamaktadır. Bu durumdan Cami mahzun, cemaat mahzun, imam-müezzin mahzun, ezanlar, minareler mahzun, minber, kürsü mahzun, kısaca tüm Müslümanlar mahzundur. İmam cemaati arıyor; cemaat, imamı ve camiyi, Cumayı aramaktadır. En kısa zamanda Cami ve Cumamıza Kavuştur bizi Ya Rabbi! 
Peygamber (sav) Efendimiz Cami ve Cemaate devam konusunda şöyle buyurmaktadır:
“Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır. O kimse abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler ona: ‘Allah’ım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı!’ diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazda imiş gibidir.”  (Buharî, Ezan, 30; Müslim, Mesâcid, 272)

Hz. Peygamber (sas), “Mescitlere devam etmeyi alışkanlık haline getiren bir adamı gördüğünüz zaman, onun gerçek mümin olduğuna şahitlik ediniz” buyurmuş ve bu sözlerine delil olarak, “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimseler imar eder” (Tevbe, 9/18) mealindeki ayeti okumuştur. (Tirmizî, İman, 8, Tefsîru Sûre, 9)

4.ÖZGÜRLÜK VE HÜRRİYETİN ÖNEMİ:

“İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmağa koyulur.”     Fussilet su.41751.
Belli yaştaki insanlara yaşlı ve hastalara sokağa çıkma yasağı, dünden beri Cumartesi Pazar günleri sahil kesimleri ve piknik yerlerine çıkma yasağı, seyahat etme yasağı, yurtdışına çıkış ve yurda giriş yasağı gibi birçok yasak hayatımızı kısıtlamış ve on dört gündür evlerimizde karantina altında bulunmaktayız. “Evde Kal, Güvende Kal”; “ Hayat Eve Sığar” parolaları ile herkesin evde ve güvende kalması sağlığı açısından istenilmektedir. Güvenlik güçlerimiz köy köy, mahalle mahalle, sokak sokak gezerek, evden dışarı çıkmayın anonsları yapmaktadır. İstediğimiz yere gidemiyor, komşu ve akrabalarımızın evine ziyaret yapamıyor, pikniğe, yürüyüşe ve birçok gitmek istediğimiz yere gidemiyoruz.  Ezanlar okunuyor Camiye, cemaate ve Cumaya gidemiyoruz. Corona’dan önce böyle bir yasak söz konusu değildi, sonsuz hürriyetimiz ve özgürlüğümüz vardı. Kıymetinin bilemedik. Tekrar o günleri göster bize Ya Rabbi!

5- GÖZÜMÜZLE GÖREMEDİĞMİZ BİR VİRÜSÜN DÜNYAYI VE TEKNOLOJİYİ NASIL ACIZ BIRAKTIĞI:
 
Küçücük bir virüs tüm dünyayı etkisi altına aldı. Dünyada nerdeyse hayat durdu, hastaneler doldu, doktorlar hastalar yetişemiyor, ilaçlar, araç gereç yetersiz kalıyor ve teknoloji aciz durumda bir şey yapamıyor. Virüsün yayılmasını durduramıyorlar ve ilacını ve aşısını bulamıyorlar. Ne kadar çok süper güç olsan da, savaş uçakların, atom bombaların ve teknolojik silahların olsalar da, bir virüs karşısında ellerinden den bir şey gelmiyor, vatandaşlarına derman olamıyorlar. ABD ve Tüm Avrupa şaşkın bir şekilde ne yapacaklarını bilmiyorlar.  Hani nerde dünyayı sömüren gücünüz, ülkeleri ve şehirleri yerle bir eden ordularınız. Allah her şeye Kadir’dir, Güç ve Kuvvet Onundur. Sen ne büyüksün Ya Rabbi!

6-  İSLAM’DAKİ KARANTİNANIN ÖNEMİ: 

 “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.”  Bakara su.195.   “Kendinizi öldürmeyin”   Nisa su.4/29.     “Sizden olan yöneticilerin emirlerini yerine getirin.”  Nisa su.4/59.
İnsanın huzur ve güven içerisinde yaşamasını hedefleyen İslam’ın temel ilkelerinden biri de hayatı korumaktır. Bulaşıcı hastalıklara karşı gereken tedbiri almamız Hz. Peygamber (sav) tarafından bizlere emredilmektedir. Bulaşıcı hastalığı bulunan bir kişiyle musafaha yapmayarak geri dönmesini emretmiş (Müslim, Selam, 32/92-969) böylece salgın hastalığa karşı tedbir alınmasını ve dikkatli olunmasını vurgulamıştır. Sağlık otoritelerince “Küresel Salgın” olarak ilan edilen bir hastalık zuhur edince hem kişi hem toplum sağlığını tehlikeye maruz bırakmamak için hayatı korumak ilkesini gerçekleştirmek için yüksek risk grubunda bulunanların cemaate ve Cuma namazlarına katılmaları caiz olmayacaktır.  Nitekim doğal afet veya salgın hastalık sebebiyle cemaate katılmanın zor ve tehlikeli olduğu zamanlarda sahabe-i kiram ezandaki  “Haydin Namaza”  ifadesi yerine “Namazı evinizde kılın” cümlesini okuttukları bilinmektedir.        ( Buhari, Cuma,12. Müslim, S. Musafirin.23.24.)
“Hastalık taşıyan kişi, sağlam kişinin yanına girmesin.”  Buhari, Tıp, 53.            

 “Bir yerde Veba olduğunu duyarsanız oraya girmeyin, bulunduğunuz yerde veba çıkarsa o bölgeden de ayrılmayın!” Buhari, Tıp, 30. Müslim, Selam, 32/92-96.
Taun (kitlesel ölümlere sebep olan salgın) zamanında kim evinde oturursa, ölmese bile ona şehit sevabı vardır. Mü’minlerin annesi Hz. Aişe’den nakledilen bir rivayet şöyledir:

“Allah Resulü (sav) e taunu sordum. Allah’ Resulü de şöyle buyurdu: “ Allah’ın dilediğine isabet ettirdiği bir azap, müminler için ise bir rahmettir. Kim taun zamanında sabrederek, sevabını yalnız Allah’tan bekleyerek, başına Allah’ın yazdığından başkası isabet etmeyeceğinin bilincinde olarak evinde oturursa ona şehit sevabı vardır.”  
Buhari, 3474. Nesai, 7527. Ahmet b. Hanbel, 26139.

1400 yıl önce ilk kez Karantina uygulamasını getiren ve uygulayan Müslümanlardır. Bugün de bu Corona Salgınından korunmak ve başkalarına bulaştırmamak için kendimizi evde Karantinaya alaım.

7- VİRÜS ZENGİN FAKİR AYIRIMI YAPMIYOR:

Son yıllarda her gün dünyada 25.000 kişi açlıktan ölürken, Suriye’de Irak’ta Müslümanlar öldürülürken dünyada kimsede ve hiçbir ülkede bir panik yoktu. Çünkü ölenlerin hepsi fakirdi, Müslümandı. Fakirlik bulaşıcı değildi. Ülkeleri ve zenginleri tehdit etmiyordu. Amma bu Corona Virüsü zengin fakir ayırımı yapmıyor, Müslüman, Hıristiyan, Yahudi veya Ateist ayırımı yapmıyor. Sanatçı, Siyasetçi, Futbolcu, Esnaf, halk ayırımı yapmıyor. Millet ve ırk ayrımı yapmadan bulaşıyor. Çünkü Yüce Allah (cc) buyuruyor ki;

“Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder).  Biliniz ki, Allah’ın azabı şiddetlidir.”    Enfal su. 8/ 25.

Bu hastalık sadece fakir ülkelere ve halkına değil, süper güçlere, modern ve kalkınmış toplumlara, ABD ve Avrupa ülkelerini de kapsamış ve nefes alamaz hale getirmiştir. Türkiye’de ise zengin de evde fakir de evde. Zengin de hasta fakir de hasta, zenginde corana bulaşır diye korkuyor tedbir alıyor fakir de. Çünkü bu Corananın kimseye toppili ve ayırımı yok. Sen nelere Kadirsin Allah’ım. Herkesi eşit hale getirdin..

8-  SAĞLIĞIN ÖNEMİ VE SAĞLIKÇILAR:

“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya Devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.”

Peygamberimiz (sav) "Allah, şifası olmayan hiçbir hastalık yaratmamıştır."(A. b. Hanbel, 4278) "İhtiyarlık hariç her hastalığın bir çaresi ve ilacı vardır."(Buhari 10/113),
Sevgili Peygamberimiz; "Ey Allah´ın kulları tedavi olunuz. Zira Allah, ihtiyarlıktan başka dermansız bir hastalık vermemiştir."(Ebu Davut 4/3.7)
 Yüce Allah ise Kur´anda "Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız"(Bakara Su. 195) diye buyurmaktadır.
“İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Bunlar sıhhat ve boş vakittir.”    (Riyazü’s-Salihin, Hadis No:98)
“Müminin durumu gıpta ve hayranlığa değer. Çünkü her hâli kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece müminde vardır: Sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur.  Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur.”    (Riyazü’s-Salihin, Hadis Ho:28)

9- İMANIN, İNANCIN VE TESLİMİYETİN ÖNEMİ:

“De ki: "Ne dersiniz; size Allah'ın azabı gelse veya o kıyamet gelip çatı verse size, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz söyleyin bakalım! " 40

 “Bilakis yalnız Allah'a yalvarırsınız. O da kaldırılması için kendisine yalvardığınız belayı (salgını) dilerse kaldırır. Ve siz ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.".    En'am su.41.
Salgın hastalıklar, felaket ve musibetler, Müslümanların imanını artırıp, şükrünü ve ibadetlerini çoğaltarak Allah’a duaya devam ederler. İnkârcıların ve kâfirlerin ise küfrünü artırır. İbret alabilen ve olaylardan ders çıkaran bazı Müslüman olmayanlarda durumun farkında varıp Yüce Allah’a yönelir. Corona virüs salgını sonrası şunlara şahit oldu tüm dünya ve bizler;:
Almanya ve Hollanda da Ezanların dışarda yüksek sesle okunmasına izin verildi. (Duisburg Polmann ve Hannover şehrinde), İspanya Endülüste 500 sene sonra yeniden ezan seslerinin yükselmesine izin verildi, ezan okundu. İsviçre’de bir kilisede ezan okundu. İtalya’da Müslümanların kıldığı namaza Müslüman olmayan Hristiyanlar da iştirak etti. Papa herkesi salgın hastalık için duaya davet etti. İsrail’de Yahudiler internetten Kur’anı-ı Kerim dinlemeğe başladı.  Tromp, Hucurat suresi 13. Ayeti ve Fatiha suresini dinliyor. ABD de şarkıcı ceniffer, ayet-el kürsiyi okuyor…
 Türkiye’mizde on gündür, yatsı ezanı sonrasında tüm camilerimizden dualar semaya yükseliyor. Bütün Müslümanlar bu dualara amin sesleri ile iştirak ediyor. Maalesef bazı vatandaşlarımızı bu ezanlar, salalar ve özellikle dualar rahatsız ettiğine şahit oluyoruz. İzmir de bir grup kendini bilmez kişiler ezandan ve dualardan rahatsız olmuş ve ezan okunurken ıslıklar çalarak, alkış yaparak ve yuhalayarak içlerindeki kini göstermişlerdir. Müslüman olmayan, başka ülkelerde yaşayan kişilerin İslam’a bakışını ve anlayışı gösteremediler. Musibetler Müslümanların imanını ve teslimiyetini artırıyor, imanı zayıf veya İslam düşmanlarının kini ve imansızlığını artırıyormuş.  Allah ıslah eylesin.  Lütfen inanca saygı. Burası Müslüman bir ülke, Bin yıldan fazla bu topraklarda ezan sesleri yükselmektedir ve Kıyamete kadar da inşallah yükselecektir.
Yüce Allah, Ülkemizi ve tüm dünyayı bu salgın Corona virüsten korusun, en kısa zamanda cümlemizi kurtarsın. Gece gündüz demeden hastalarımızı iyileştirmek için çalışan, tüm Sağlık çalışanlarını, Güvenlik güçlerimizi, milletimizin ihtiyaçlarını gidermek için gayret eden tüm vatandaşlarımızı koru ve muhafaza eyle Ya Rabbi! Evde kalmış, kimsesi olmayan yaşlılarımın ihtiyaçlarını gidermeğe çalışan tüm görevli ve Vefa Destek Grubu Kardeşlerime yarım ve nusretini, rızanı af ve mağfiretini ihsan eyle Ya Rabbi! Sen her şeye Kadirsin.
(Amin).

Kemalettin AKSOY
Emekli İl Müftüsü
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum