Kemalettin AKSOY

Kemalettin AKSOY

Efendimize Salat ve Selam Getirmek

00 0000 - 23:10

    “ Şüphesiz Allah ve melekleri, Peygamber’e salat ediyorlar.  Ey iman edenler! Siz de ona salat edin , selam edin.”  (Ahzap suresi, Ayet.56.)
Allah’ın salatı; rahmet etmesi ve kulunun şanını yüceltmesidir. Meleklerin salatı; Peygamberin şanını yüceltmek, mü’minlerin  günahlarının bağışlanmasını dilemek manasına gelmektedir. Mü’minlerin salatı ise; dua anlamına gelmektedir. Yüce Allah bu ayet-i kerimede , bütün mü’minlere, peygamberlerine salat ve selam getirmelerini emretmekte ve ona saygı göstermelerini istemektedir.

      Peygamber (s.a.v.) Efendimize Salat ve Selam getirmek ile ilgili Hadis-i Şerifler:

1-  Abdullah ibn-i Amr ibn-i As (r.a.) : “Rasulüllah (s.a.v.)’ in şöyle buyurduğunu işittim:    “ Kim bana bir defa salat-ü selam getirirse, bu sebeple Allah Teala da ona on misli merhamet eder.”   Ebu Davut, vitir.26; Tirmizi.Vitir.21; Nesai.Ezan.37. S.Müslim.

2- Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Bana bir salavat-i şerife getirene, Allah on misli rahmet eder, on günahı silinir ve derecesi on misli yükselir.” Nesai. 3 /50.

3- İbni Mes’ud (r.a.)’ dan. Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Kıyamet gününde insanların bana en yakın olanları, bana en çok salat-ü selam getirenleridir.” Tirmizi, Vitir,21;  et-Terğib ve’t- Terhib, 2/ 500.

4- Enes b. Malik (r.a.)’dan; Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Ben kimin yanında anılırsam, üzerime salat-ü selam getirsin. Kim bana bir salavat getirirse, Allah  (cc) bu salavatına mukabil ona on mağfiret ihsan eder.”  Ahmet b. Hanbel; Nesai;Taberani,  Mecmeu’z- Zevaid, 10/163; et-.Terhib, 3/505-506

5- Ka’b b. Aceze (r.a.)’ den rivayetinde, Rasulüllah (s.a.v.) : “Minberi hazırlayın,” buyurdu. Biz de minberi hazırladık. Üç basamaklı olan minberin her üç basamağına yükseldikçe “amin” dedi. Minberden indiğinde kendisine: “ Ya Rasulellah, adetinizin hilafına, birinci basamakta  amin, ikinci basamakta amin, üçüncü basamakta amin, dediniz. Bunun hikmeti ne idi? Diye kendisinden sorduk. Efendimiz:  “Birinci basamağa çıktığımda bana Cebrail (as) geldi de : “ Ya Muhammed! Ramazan ayına yetiştiği halde ölüp de günahı bağışlanmayarak cehenneme atılan kimseyi Allah rahmetinden uzaklaştırsın” dedi, ben de “ Amin” dedim. İkinci basamakta yine Cebrail (as) geldi ve “ Ey Muhammed! kimin yanında adın anıldı ve sana salavat getirmedi ise, Allah’ın rahmetinden uzak olsun.” Dedi, ben de    “ Amin” dedim. Üçüncü basamakta yine Cebrail (as) gelerek “Ya Muhammed! anne  ve babasına veya bunlardan birisine, ihtiyarlık anlarında yetişip de cennete girmesine sebep olacak şekilde rızalarını kazanamayan kimse Allah’ın rahmetinden uzak olsun.” Dedi, ben de “Amin” dedim. Buyurdu. İbn-i Hibban, Sahihinde; Taberani ve Bezzar, İbni Hüzeyme’den.   Mecmeuz Zevahid.8/ 139.


6- Ebu Hüreyre (r.a.)’ den. Resulüllah (sav) şöyle buyurdu: “Yanında adım anıldığı halde bana salat-ü  selam getirmeyen kimse perişan olsun.”  Tirmizi, Daavat,. 101.

7- Hüseyin b. Ali (r.a.)’ dan. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kimin yanında ismim anılır da şaşırıp bana  salavat-i şerife getirmezse, cennetin yolunu şaşırmış olur.” Taberani;  Mecmeu’z Zevaid, 10/164;  Et –Terhib, 3 / 528

8- Rasulüllah(s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bana salavat-i şerife getirmeyi unutan kimse, cennetin yolunu şaşırmış olur.”  İbni Mace, l/294; Et- Terhib, 3/ 529.

9- Ebu Hüreyre (r.a.)’ den , Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Kabrimi bayram yeri haline çevirmeyiniz. Bana salat-ü selam getiriniz. Zira nerede olursanız olun sizin salat-ü selamlarınız bana ulaşır.”  Ebu Davut,. Menasik, 97.

10- Ebu Hüreyre (r.a.)’ dan; Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bir kimse bana salat-ü selam getirdiği zaman, Allah Teala ruhumu bana iade eder.”  Ebu  Davut, Menasik , 96 ; Ahmet b.Hanbel, .Müsned,  ll/527.

11- Hz. Ali (r.a.)’ dan. Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Gerçek cimri, yanında ismim anıldığı halde bana salat-ü selam getirmeyen kimsedir.”   Tirmizi ,Daavat, 101.(5/551);  Ahmet b.Hanbel .I /201.

12-  Ebu Zer (r.a.) den; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Size insanları en cimrisini haber vereyim mi?” buyurdu.  Ashap: “Evet haber ver, Ya Resulellah! Dediler.” Peygamber (sav): “ Cimrilerin cimrisi, yanında ismim anıldığı halde bana salavat-i şerife getirmeyendir. İşte bu, insanların en cimrisidir.”  Et.-Terğib ve’t- Terhib. 3/ 530.

13-  Fedale ibn-i Ubeyd  (r.a.) şöyle dedi: “Resulüllah (s.a.v.) namazdan sonra Allah’a hamd etmeden, Peygamber (s.a.v.)’ e salat-ü selam getirmeden dua eden bir adamı işitti. Bunun üzerine: “Bu adam acele etti” buyurdu. Sonra o adamı yanına  çağırdı. Ona ve bir başkasına şöyle buyurdu: “Biriniz dua edeceği zaman önce Allah Teala’ya hamd-ü sena etsin, sonra Peygamber (s.a.v.)’e salat-ü selam getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde dua etsin.”           Ebu Davut. Vitir.23. Tirmizi. Daavat.65. Nesai, Sehv, 48.

14-  Taberani’nin Sagır ve Evsat’ındaki rivayette; Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu : “ Kim bana bir salavat-i şerife getirirse, Allahü Teala ona on misli rahmet (mağfiret) ihsan eder. Her kim bana on salavat getirirse, Allah Teala ona yüz misli rahmet (mağfiret) ihsan eder. Her kim bana yüz salavat getirirse, Allah Teala onun alnına münafıklıktan bir berat ve cehennem ateşinden bir berat (kurtuluş tezkeresi) yazar ve onu kıyamet gününde şehitlerle beraber kılar.”  Taberani;  Mecmeu’z- Zevaid,.10/ 163;  Et- Terhib ve’t- Terhib,  3/506

15-  Ebu Ya’la’nın (r.a) rivayetinde: Resulullah (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurdu: “Ümmetimden her kim hulusi kalp ile (can ü gönülden) üzerime bir salavat getirirse, Allah Teala on misli rahmet eder, derecesini on misli yükseltir, defterine on sevap yazar ve defterinden on günahını siler, yok eder.”  Taberani;  Mecmeu’z- Zevaid, 10/ 161.


16-  Amr b. As oğlu Abdurrahman (r.a.): Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu : “ Müezzini ezan okurken işittiğiniz zaman, hemen siz de onun dediğini tekrarlayınız. Sonra da benim üzerime salat-ü selam getiriniz. Zira benim üzerime bir salavat getirene, Allahü Teala on misli rahmet (mağfiret) ihsan eder. Daha sonra da benim için Allah’tan “vesile” yi isteyiniz. Vesile cennette bir mevkidir. Bu ancak , Allah’ın kullarından sadece birisine verilecektir. Bu kulun ben olmamı Allah’tan umarım. Kim benim için Allah’tan bu vesileyi isterse, şefaatımı hak etmiş olur.”  Müslim, 1/288; Ebu Davut,  1/144;  Nesai, 2/25; Tirmizi..

17-  Avf oğlu Abdurrahman (r.a.) der ki: Rasulüllah (s.a.v.) evinden çıktı. Onu takip ettim. Nihayet bir hurma bahçesine girdi ve secde etti. Secdeyi öyle uzattı ki, hatta Allah’ın ruhunu kabzetmesinden korktum. Bu sebeble ona bakmak üzere yanına geldiğimde başını secdeden kaldırdı ve: “ Ey Abdurrahman! Sana ne oluyor, niçin yanıma geldin?” buyurdu. Ben de, olanları kendisine anlatınca, Resulüllah (sav) şöyle buyurdu: “Cebrail (as) bana dedi ki, Seni müjdeliyorum. Allah (cc) şöyle buyurdu: “Kim sana salavat getirirse, ben onu bağışlarım ve kim sana selam verirse, ben de ona  selam veririm.”. Bunun üzerine ben de  Allah’a şükretmek için secdeye kapandım.”.  et-.Terhib. ve’t- Terhib,  3/ 507;  Ahmet b. Hanbel.. Hakim.

18-  Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu : “ Cuma günü benim üzerime çokça salavat-i şerife getirin. Zira bana az önce Cebrail (a.s.) gelerek Allahü Teala’nın, “Yeryüzündeki Müslümanlardan her kim senin üzerine salavat-i şerife getirirse, ben ve meleklerim ona on salat ederiz.” Buyurduğunu haber verdi.”  et- Terğib ve’t- Terhib  2/ 498. Taberani’den .

19-  Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Şüphesiz günlerin en faziletlisi, Cuma günüdür. Adem (as) o günde yaratıldı ve o günde öldü. Sur’a o gün üflenecek, kıyametin kopması da o günde olacaktır. Öyle ise o gün üzerime çokça salavat-i şerife  getiriniz. Zira salavatlarınız o gün  bana arz olunur,” buyurdu. Bir adam: “Ya Resulellah! Bizim salavat-i Şeriflerimiz size nasıl arz edilir, halbuki sizin vücudunuz çürümüş olacaktır?” deyince , Resulüllah (sav) : “Muhakkak Allah, Peygamberlerin cesetlerini yemeyi, yere haram kılmıştır.”  İbni Mace, 1 /345. Ebu Davut. Ahmet b. Hanbel. Et Terhib 3/ 520.

20-  Yine aynı konuda, Evs ibn-i Evs (r.a.)’ dan rivayet edildiğine göre;  Resulüllah (s.a.v.):            “ Günlerin en faziletlisi Cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokça salat-ü selam getiriniz, zira sizin salat-ü selamlarınız bana sunulur” buyurunca, ashab-ı kiram: Ya Resulellah! Vefat ettiğin ve senden  hiçbir eser kalmadığı zaman salat-ü selamlarımız sana nasıl   sunulur? diye sordular. Bunun üzerine  Peygamber (sav): “ Allah Teala Peygamberlerin bedenlerini çürümeyi toprağa haram kıldı” buyurdu.  Ebu Davut. Salat 201. Vitir 26. Nesai, Cuma.5. İbn-i Mace, İkamet, 79, Cenaiz,.65.

21-  Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cuma günleri üzerime çokça salat-ü selam getirin. Zira Cuma günü meleklerin fazlasıyla şahadet ettikleri bir gündür. Kim bana  salavat-i şerife  getirirse, hemen o salavat bana arz olunur.” Buyurdu. Ebu Derda (r.a.) diyor ki; “Öldükten sonra da selavatlar size arzolunur mu? Diye sordum, Resulüllah (sav): “Allah Teala Nebilerin cesetlerini yemeyi toprağa haram kılmıştır. (Peygamberler çürümezler). buyurdu.  İbn-i Mace, 1/ 524.

22-  Abdullah ibn-i Mes’ud (r.a.)’ dan. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Şüphesiz Allah ü Teala’nın yeryüzünde dolaşan melekleri vardır. Ümmetimden bana salat ü selamları ulaştırırlar. Nerede olursanız olun üzerime salavat-i şerife getiriniz. Çünkü salat- ü selamlarınız  bana ulaşır.” Ayrıca, “ ben de ona dua ederim, ona on sevap da yazılır.” Rivayeti vardır.  Taberani. Mecmeu’z- Zevaid, 10/ 162; Süneni Darimi, 2/317

23- İbn Mes’ud (r.a.) der ki: Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Şüphesiz ki, Allah’ın  gezici bir takım melekleri vardır. Onlar, ümmetimden bana selam tebliğ ederler.” Nesai, İbn Hibban,. Et-.Terhib. ve’t- Terhib. 3 / 513.

24- Yasir oğlu Ammar (r.a.), Rasulüllah (s.a.v.)’ in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “ Şüphesiz ki, Allah kabrime bir  vekil tayin eder ve ona yaratıkların isimlerini verir. Kıyamet gününe kadar her kim, bana salavat getirirse o melek, bunu bana kendisi ve babasının ismi ile ulaştırır: “ Şu filan oğlu filan sana salavat getirdi, der”. Ahmet b. Hanbel, Ebu Davut, Et-.Terhib ve’t -Terhib 3/ 514.


25- Aynı konuda İbn-i Hıbban’ın rivayeti de şöyledir. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Allah Teala’nın bir meleği vardır. Ona bütün yarattıklarının işitme gücünü vermiştir. Öldüğümde  melek  kabrimin başında durur. Her kim bana bir salavat getirirse, melek: “Ya Muhammed ! Filan oğlu filan sana salavat getirdi” der. Allah Teala da bu kimsenin her bir salavatına on mağfiret ihsan eder.” Taberani, Kebir, Hafız, Et-terhib ve’t- Terhib,3/ 514.
 
26-  Ebu Ya’la (r.a.)’ nın rivayetinde, Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Allah için sevişen iki mü’min kul karşılaştıkları vakit, Nebi (s.a.v.)’ e salavat-i şerife getirirlerse, onlar yerlerinden ayrılmadan Allah ü Teala geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar,” buyurmuştur.
Mecmeu’z- Zevaid, 10/ 275.  Et Terhib ve’t Terhib 3 / 521.

27-   Ka’b oğlu Ubeyy (r.a.) der ki; Gecenin dörtte  biri geçtiği vakit, Rasulüllah (s.a.v.): “ Ey insanlar! Allah’ı zikrediniz Allah’ı zikrediniz.. Kıyametin kopması,, dünyanın yıkılması yaklaştı. Birinci sur’a üfürme zamanı yaklaşmıştır. Onu Radife, yani ikinci defa sur’a üfürme takip edecektir. Ölüm bütün şiddeti ile yakındır, ölüm bütün şiddeti ile geldi” derdi. Ubeyy ibn Ka’b (r.a.), Rasul-i Ekrem’e: “ Ya Rasulellah! Ben çok dua ederim, bu duamın ne kadarını size yapayım? (ne kadar zamanımı sana salavat getirmeye ayırayım)” diye sordu. Rasulüllah (s.a.v.): “ Ne kadarını istersen,” buyurdu. Ben: “ Dörtte birini yapayım mı? dedim, Rasulüllah (s.a.v.) : “Dilediğin kadar, fakat artırırsan, daha iyi olur” buyurdu. Ben :
“Öyle ise yaptığım duaların yarısını sizin için yapayım,” dedim. Rasulüllah (s.a.v.): “Sen bilirsin, fakat artırırsan senin için daha iyi olur,” buyurdu. Ben:  “Bütün duamı sana salavat getirmeye tahsis edeyim mı” dedim. Resulüllah (s.a.v.):  “İşte şimdi, Allah ü Teala senin dünya ve ahiret derdine derman bulur, günahın bağışlanır”   buyurdu”    Et.Terhib..3/516. Tirmizi.  Ahmet b. Hanbel.  Hakim.
                            “ O halde  Allah Teala dünya ve ahret dilek ve ihtiyaçlarını verir” buyurdu. Zevaid, 10/ 275.

28-  Rasulullah (s.a.v.): “Kim bana selam verirse,  Allahü Teala nutkumu (yani konuşma                   yeteneğimi) bana iade eder de onun selamını alır ve kendisine selamı iade ederim.” buyurmuştur. Taberani, .Evsat. Ebu Davut. Ahmet b. Hanbel. Et.Terhib 3/516.

29-  Enes b. Malik (r.a.)’ den. Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim bana  günde bin defa salavat getirirse cennetteki yerini görünceye kadar ölmez (ölünce cennetlik olur).”  Et-Terhib, 3/518

30-  Hz. Ali (r.a.) der ki: “ Her dua , Hz. Muhammed (sav) e salavat getirinceye kadar, perdelidir, semaya yükselmez (kabul edilmez).”. Taberani, Evsat,. Et-.Terhib, 3 / 523.

31-  Hz. Ömer b. Hattab (r.a.)’ dan rivayet edildiğine göre; “Şüphesiz ki dua gökle yer arasında kalır. Peygamber (s.a.v.)’ e salavat getirinceye kadar ondan hiçbir şey semaya yükselmez (Allah tarafından kabul edilmez).” Tirmizi,  Said b. Müseyyeb’den, Et- Terhib, 3/ 523.

32-  Ebu Mes’ud el-Bedri (r.a.) şöyle dedi: “Biz Sa’d İbni Ubade (r.a.) ile birlikte otururken Reaulüllah (s.a.v.) yanımıza geldi. Beşir İbn-i Sa’d ona: “Ya Rasulellah! Allah Teala Sana salavat getirmemizi emretti. Sana nasıl salat-ü selam getireceğiz? diye sordu. Bunun üzerine Rasulüllah (s.a.v.) sükut buyurdu. Sükutun uzaması sebebiyle biz içimizden,  keşke sormasaydı, diye geçirdik. Sonra Resulüllah (sav) şöyle buyurdu: “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema salleyte ala ali İbrahim, ve barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema barekte ala ali İbrahim, inneke hamidun mecid: “Allah’ım! İbrahim’in aline  rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve aline de rahmet et. Allah’ım! İbrahim’in aline hayır ve bereket lutfettiğin  gibi  Muhammed’e ve aline de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye layık ve yücesin, deyiniz. Selam ise bildiğiniz gibidir.” Müslim, Salat, 65; Tirmizi,Tefsiru süre, 33/ 23.

33-  Ebu Humeyd es-Sa’idi (r.a.) şöyle buyurdu:  “Ashab-ı kiram: “Ya Rasulellah! Sana nasıl salavat getireceğiz? diye sordular. Peygamberimiz, şöyle buyurdu: “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ezvacihi ve zürriyyatihi kema salleyte ala İbrahim, ve barik ala Muhammedin ve ala ezvacihi ve zürriyyatihi  kema barekte ala İbrahim, inneke hamidun mecid.”  “Allahım! İbrahim’in aline rahmet ettiğin gibi Muhammed’e, hanımlarına ve  zürriyetine de rahmet et. İbrahim’e hayır ve bereket lütfettiğin gibi Muhammed’e, hanımlarına  ve zürriyetine de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye layık ve yücesin,” deyiniz.. Buhari. Enbiya ,10; Daavat 33; Müslim, Salat, 69; Ebu Davut, Salat, 179; Nesai, Sehv, 54; İbn-i Mace, İkame, 25.

34-  İbn Mes’ud (r.a.) der ki: “ Resul-i Ekrem (s.a.v.)’ e salavat getirdiğinizde güzel getiriniz.  Çünkü siz, bunun ona arz edilebileceğini bilmiyorsunuz”. Kendisine ashap:“Bize öğret!” dediler. İbn-i  Mes’ud (r.a.): “Allah’ım! Salavatını, rahmetini ve bereketini Peygamberlerin efendisi, müttekilerin imamı ve Nebilerin sonuncusu, kulun, Resulün, iyilik önderi, hayır kılavuzu ve rahmet Peygamberi üzerine ihsan eyle. Allah’ım! Öncekilerin ve sonrakilerin imreneceği Makam-ı  Mahmud’a onu ulaştır Allah’ım!”… İbn Mace. Et-Terhib, 3/ 522.        


                 “ Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ  Muhammedin ve ‘alâ âli seyyidinâ Muhammed. “
                   Milyarlarca salat-ü selam Efendimizin, O’nun alinin ve ashabının üzerine olsun.

3 Şubat Cuma  günü  akşamı, idrak edeceğimiz Mübarek “ MEVLİD KANDİLİ” nizi tebrik eder, nice kandillere birlikte ulaşmamız dileğiyle; sevgi ve saygılar sunarım.

 

Kemalettin  AKSOY
Bayburt İl Müftüsü

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar