Bu senenin Ramazan ayınıda tamamlamış bulunuyoruz, Allah sağlıkla bir dahaki Ramazana kavuşmak nasibetsin...
"Doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği" ay olmakla özel bir konumu olan bu ayda oruç tutmamız, Allah (c.c.) tarafından bizden öncekilere farz kılındığı gibi Hz. Muhammed (s.a.s) ümmeti olan biz Müslümanlara da farz kılınmış olan orucumuzu "sayılı günleri tamamlayarak" ve "ecrini sadece Allah'tan umarak" tutmaya çalıştık. Allah oruçlarımızı kabul etsin.Bu Ramazan çok farklı geçti, asrın vebalarınadan bir veba olan coronavirüs salgını sebebiyle camilere gidemedik, cemâtle terâvih kılamadık, birbirimizle halleşemedik, musafaha edemedik, kucaklaşamadık, çoğu zamanımızı evde geçirdik; bu halde görevlerimizi yapabildik... Bu fizikî ayrılık inşaallah gönüllere de ayrılık alışkanlığı tohumu ekmemiştir.Ramazan Müslümanın vakit bilincinin en keskin olduğu zamandır.Ramazan bir irâde eğitimidir. Bir çoklarımızı hiç bir güç gecenin bir vaktinde belki de uykunun en derin ânında uykudan kaldırıp da yemek yediremez. Ama Allah'a kulluk bilinci ile kalkıyoruz, bir şeyler yiyor içiyoruz; işte bu tam bir irâde eğitimidir; kulluk bilincinin irâdeye hakimiyetidir. Bir vakit geliyor ki, biraz önce rahatça yediğimiz hiç bir şeyden bir küçük parçacık bile yiyemiyoruz, canımız ne kadar çekerse çeksin bir damlacık su bile içemiyoruz. İşte bu en güçlü irade hâkimiyetidir.Ramazan aynı zamanda bir sabır eğitimidir. Akşam namazı vakti olana kadar elimizi, dilimizi, belimizi tutmak zorundayız. Hele bu uzun günlerde iftarın yaklaştığı saatlerde, yemeklerin yapıldığı sofranın kurulduğu, midelerimizin iyice acıktığı-susadığı saatte, çorbanın mis gibi kokusunun etrafı sardığı anda bir vakti beklemek gerekiyor, en küçük bir yiyecek kırıntısına el uzatamıyorsun, bir damlacık suyu kuruyan dudaklarına götüremiyorsun; sabırla bir vakti beklemek gerekiyor. Sabır imtihanının en doruk noktası...Bunun bilincinde olan Müslümanlar elinden geldiğince bunları yapmaya çalıştı, Allah görevlerini yerine getirbilenlerin oruçlarını, dualarını, hayır hasenatlarını kabul etsin; vefat edenlere rahmet eylesin, hastalara şifalar ersin, bu tecrid günlarinin arkasından virüs salgınından sağlıkla kurtulup normal hayatımıza dönmeyi ve bir dahaki Ramazana sağlıkla ulaşmayı nasibetsin, huzurla yaşanır bir dünya inşâ edebilme gücü versin.
"Doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği" ay olmakla özel bir konumu olan bu ayda oruç tutmamız, Allah (c.c.) tarafından bizden öncekilere farz kılındığı gibi Hz. Muhammed (s.a.s) ümmeti olan biz Müslümanlara da farz kılınmış olan orucumuzu "sayılı günleri tamamlayarak" ve "ecrini sadece Allah'tan umarak" tutmaya çalıştık. Allah oruçlarımızı kabul etsin.Bu Ramazan çok farklı geçti, asrın vebalarınadan bir veba olan coronavirüs salgını sebebiyle camilere gidemedik, cemâtle terâvih kılamadık, birbirimizle halleşemedik, musafaha edemedik, kucaklaşamadık, çoğu zamanımızı evde geçirdik; bu halde görevlerimizi yapabildik... Bu fizikî ayrılık inşaallah gönüllere de ayrılık alışkanlığı tohumu ekmemiştir.Ramazan Müslümanın vakit bilincinin en keskin olduğu zamandır.Ramazan bir irâde eğitimidir. Bir çoklarımızı hiç bir güç gecenin bir vaktinde belki de uykunun en derin ânında uykudan kaldırıp da yemek yediremez. Ama Allah'a kulluk bilinci ile kalkıyoruz, bir şeyler yiyor içiyoruz; işte bu tam bir irâde eğitimidir; kulluk bilincinin irâdeye hakimiyetidir. Bir vakit geliyor ki, biraz önce rahatça yediğimiz hiç bir şeyden bir küçük parçacık bile yiyemiyoruz, canımız ne kadar çekerse çeksin bir damlacık su bile içemiyoruz. İşte bu en güçlü irade hâkimiyetidir.Ramazan aynı zamanda bir sabır eğitimidir. Akşam namazı vakti olana kadar elimizi, dilimizi, belimizi tutmak zorundayız. Hele bu uzun günlerde iftarın yaklaştığı saatlerde, yemeklerin yapıldığı sofranın kurulduğu, midelerimizin iyice acıktığı-susadığı saatte, çorbanın mis gibi kokusunun etrafı sardığı anda bir vakti beklemek gerekiyor, en küçük bir yiyecek kırıntısına el uzatamıyorsun, bir damlacık suyu kuruyan dudaklarına götüremiyorsun; sabırla bir vakti beklemek gerekiyor. Sabır imtihanının en doruk noktası...Bunun bilincinde olan Müslümanlar elinden geldiğince bunları yapmaya çalıştı, Allah görevlerini yerine getirbilenlerin oruçlarını, dualarını, hayır hasenatlarını kabul etsin; vefat edenlere rahmet eylesin, hastalara şifalar ersin, bu tecrid günlarinin arkasından virüs salgınından sağlıkla kurtulup normal hayatımıza dönmeyi ve bir dahaki Ramazana sağlıkla ulaşmayı nasibetsin, huzurla yaşanır bir dünya inşâ edebilme gücü versin.













