15 Temmuz'un birinci yılında şehitlerimizi rahmet, minnet, şükran ve Fatihalarla yad ediyoruz.
Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak “15 Temmuz’da yapılan kanlı darbe girişimini neticesinde hayatını kaybeden 249 şehidimizi ve Vatanı müdafaa için can veren, şehit olan tüm güvenlik kuvvetlerimizi şükranla anıyoruz.
Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
15 Temmuz kap karanlık bir geceydi. Ülkenin birliğine ve dirliğine kast eden eli kanlı katiller bu ülkede darbe girişimine kalkıştılar ama Türk milleti hain darbecilere karşı yine ferasetini ortaya koydu.
Demokrasiyi savundu, ülkenin birlik ve beraberliğinde yana tavır koydu. Her zamankinden daha çok birlik ve beraberlik duygusuyla hareket etti, hain darbecilere, tanklara, kalleş kurşunlara karşı hiç çekinmeden göğsünü siper etmiştir.
Türkiye Kamu-Sen, Türk Diyanet Vakıf-Sen 15 Temmuz ve tüm darbe girişimlerine karşı tavrını her zaman en net biçimde ortaya koymuş, hep karşısında olmuştur. Hep kesintisiz demokrasi demiştir.
Zira bizim önceliğimiz her zaman önce Ülkemiz, sonra İlkemiz olmuştur. Bundan hiç zaman ödün vermedik, asla vermeyiz. Türk Diyanet Vakıf-Sen “15 Temmuz’da demokrasiden yana açıkça tavrını ortaya koymuştur. 28 Şubat sürecinde de net bir tavır ortaya koyarak “Kesintisiz demokrasi' ifadesini kamuoyuna mal etmişti.
Kızılay’da kokart dağıtarak TBMM’yi göreve davet etmiştik. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf-Sen demokrasinin dışında bir düzende asla göremezsiniz.
Demokratik idareyi her şeyin üstünde tutan bir gelenekten geliyoruz. Biz demokrasi, ülkenin birliği , beraberliği ve vatanın bölünmezliği gibi konularda hiç tereddüt etmeden bugünlere geldik.
15 Temmuz’da da Türkiye Kamu-Sen ve ona bağlı hizmet kollarındaki tüm sendikalarımızın Genel Başkanları, tüm Türkiye’deki teşkilat mensupları ve üyeleri “Meşru hükumetin yanındayız, milli iradenin tarafında, demokrasiden yana saf tutuyoruz' diyerek meydanlara çıktık. Görüş ve düşüncelerimizi ifade ettik” dedi.
“ETKİNLİKLERDE YER ALACAĞIZ”
Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak 15 Temmuz’un birinci yılında yapılacak olan etkinliklerde hiç şüphesiz yerimizi alacağız. “Milletin tankıyla, topuyla,silahıyla, uçağıyla bu milletin üstüne bomba ve kurşun yağdırdılar.
Fakat bu hain darbe girişiminde bulunanların unuttukları bir şey vardı. O da Yüce Türk Milletinin feraseti ve vatan sevgisi. Siyasi düşünceye bakılmadan o gün hep beraber hain ve alçak darbe girişimine karşı durduk ve bu hain girişimi bertaraf ettik. Aradan 1 yıl geçti. Etkinlikler olacak.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Diyanet Vakıf-Sen bu faaliyetlerin içinde yer alacaktır. Teşkilatlarımızda illerde gerçekleştirilen etkinliklere katılacaklar.
15 Temmuz’un birinci yılında sorulması gereken sorunun 15 Temmuz’dan bir ders çıkardık mı sorusu olduğunu, Türkiye 15 Temmuz yaşadı. Tabi süreçten sonra buralardan bir takım dersler çıkardık mı ? buna bakmak ta lazımdır.
15 Temmuzun nedenlerinden biri ayrımcılık ve adam kayırmacılıktır. Ne yapmıştı bu adamlar; kamuya sızmışlar, soruları çalmışlar, önemli görevlerde bulunan ( başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere) liyakatli bürokrat ve kamu görevlilerini akla ve hayale gelmeyen iftira ve şantaj yöntemlerini kullanarak saf dışı bıraktılar, bu sayede açılan yerlere kendi adamlarını getirtmişlerdir.
Bu süreç bize neyi gösterdi? bu ülkede kesinlikle ayrımcılığı ve adam kayırmacılığını kaldırmak gerektiğini. Fakat bunun için gerekli adımlar atıldı mı, maalesef atılmadı. Sanki 15 Temmuz unutulmuş gibi bildik alışkanlıklar devam ediyor. Bu milleti bir araya getiren ruhu yaşatmak için çaba ve gayret içine kesinlikle girmek lazım. Biz varız ve Türkiye Kamu-Sen, Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak buna hazırız ama bazı bakanlıklar ve devlet kurumlarında görüyoruz hala ayrımcılık yapılıyor, siyasi düşünce ve sendika üyeliğine göre davranılıyor, adam kayrılıyor, ayrımcılık yapılıyor.
Hiç kimse bunu yapmasın. Bu anlayışla Türkiye’ye hizmet edilmez. Bu adam kayırma ve ayrımcılık devam ederse nasıl birlik ve beraberlik sağlanacaktır? Şundan hiç kimsenin şek ve şüphesi olmasın.
Türkiye Kamu-Sen, Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak biz her türlü darbeye karşı çıkarız ve lanet okur, karşısında dimdik dururuz. Gerekirse devletin ve milletin bağımsızlık ve bütünlüğü, bekası için kanda, canda veririz. Zira bizim varoluş sebebimiz milli iradedir ve ayrımcılığa son verilmesi bizim hakkımızdır”. Devletimiz ve milletimizin sonuna kadar yanındayız.
Saygılarımızla.
















