Bayraktutar;Saldırıların perde arkası İslama yapılan suikastlerdir.

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar yaptığı konuşmada Diyanet işleri Başkanlığına yapılan saldırıların perde arkası İslama yapılan suikastlerdir. 

04 Ocak 2018 - 23:45 - Güncelleme: 05 Ocak 2018 - 00:10

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar yaptığı konuşmada Diyanet işleri Başkanlığına yapılan saldırıların perde arkası İslama yapılan suikastlerdir. 

Bugün bu ülkeyi sürekli dinle diyanetle kavgalı hale getirmeye çalışan bir kesimin çalışmalarını görüyoruz. Bizler duanın hükmüne, onlar vesveselere, bizler kardeşlik hukukuna, onlar bu hukuğu yıkmaya yönelik çalışmalar yapmaktalar. Günümüzde hükümetin yaptığı başarıları takdir etmek bazılarının gücüne gidiyor. Doğru tekse bu doğruyu dile getirmek hak değil midir? Sendikamızın ilk kuruluş sürecinde bizi destekleyen bir çok kişiyi bugün anmamız vefa değil midir? Unutmayın bu millete hizmet eden herkese kapımız sonuna kadar açıktır. Milletin değerleriyle kavga etmeyen, milletin değerlerini küçümsemeyen, milletin ta kendisi olan kişileri, kurumları, partileri, hükümetleri desteklemek en doğal hakkımızdır. Geçmişten bu yana milletin değerleriyle kavga edenler bu milletin aslında en zavallılarıydı. Bunun adı demokrası değildir, bunun adı laiklik değildir. Bu milletin din görevlisine saldıran, aşağılayanlara da vereceğimiz cevap büyüktür. Benim bu milletin geleceği için, bu milletin değerleri için din görevlilerinin sözcüsü olma görevim var. Bugün suskun bir çoğunluğu bizden beklemesinler. Bu güne kadar nasıl ki sesimiz gür çıktıysa bundan sonraki süreçte de gür çıkmaya devam edecektir. İsminin içinde ilahi kelimeleri sinsice sıkıştırmış olan şer odakları istedikleri haberleri, istedikleri algı politikaları yapsınlar. Cumhurbaşkanımızın başbakan olduğu yıllarda beş dakikalık ayakta görüşme talebine ‘ben din görevlileriyle, hocalarımla ayakta konuşmam’ diyecek kadar nezaket sahibi bir insanın gösterdiği vefaya, vefa ile karşılık vereceğiz. Kudüs bu ülkenin onuru, gururu namusudur. Kudüs Müslümanın sadece mabedi değil, bu milletin haysiyeti, şerefidir. Bugün bakıyoruz ki bu namus, bu şeref, bu haysiyet başta Türkiye tarafından korunmuştur. İşte vefa budur. İşte kardeşinin derdiyle dertlenmek budur. Müslümanın boğazına yapışanlar şer odaklarıyla nöbetleşe çalışırken bizler hak odağına kilitlenmeliyiz. Müslüman kılığa giren deccalların bu ülkeye yaşattıkları ortadadır. 15 Temmuz bunun bariz örneğidir. O gün nasıl insiyatif alıp manevi zırhımızı kuşanmışsak bundan sonraki süreçlerde de bu zırhı kuşanmasını biliriz. Bugün İslam dünyasını dünyaya şer odağı olarak sunmaya gayret ederlerken bizler bu hileleri bertaraf etmeliyiz. Dışarıda yapılanlara baktığımızda içeride kenetlenmenin ön koşul olduğunu bilmemiz gerekir.

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev üstlenen hiçbir din görevlisi hiç kimsenin siyasi görüşü ile, dünya görüşü ile ilgilenmez. Hangi bakış açısına sahip olursa olsun, hangi kıyafeti giyerse giysin, hangi saçı uzatırsa uzatsın o caminin kapısından içeri girmişse eğer, gelen Allah’ın huzuruna gelmektedir. Bize düşen ise oradaki görevimizi yerine getirmektir. Bu güne kadar Müslümanı sinemalarla yaftaladılar, İslami isimleri mizahi eğlencelere malzeme yaptılar, Amerika’nın Hollywood’u dahi devletinin çıkarlarını korurken ,benim ülkemin yeşil çamlarında imamlara sahtekar, dolandırıcı, üfürükçü kılıklar geçirdiler. Görüntüye baktığımızda bizden görünen, yaptıklarıyla dış mihraklara maşalık edenlerden bıktık usandık artık. Değerli kardeşlerim sendikamızın önceliklerinden bir tanesi de yaşatılması gereken kurumuna sahip çıkmasıdır. Biz bu kurumla var olduk, bu kurumun gücünü bilenler ise zarar verme hevesindeler. Yıllardır Diyanete saldırmayı meziyet sananlar kendilerini avrupanın ideolojik çıkarlarına feda etmiştir. Son zamanlarda Diyaneti anlamsız, kurgulanmış hikayelerle yıpratma gayreti yeni değildir. Çocuk istismarına karşı her zaman öncelikli kararlar alan ve bunu uygulamaya sokan Başkanlığı supyan evliliklerle karalamak koşulsuz şartsız bir itibar suikastidir. Sosyal medyada dünya gündeminde ısrarla tutulan, twiter da günlerdir en üst sıralara konulan bu mesnetsiz haberin kurgusu bizzat kendileri tarafından yapılmaktadır. İrandaki kargaşaya çanak tutan ABD’nin İslama karşı olan düşmanlığı Türkiye gündemini meskul etme çabaları hiçbir surette karşılık bulmayacaktır. Dünyaya varlığını savaş çıkarları ile kabul ettiren Amerikanın yeni dünya düzenindeki yeri Sovyetler birliğinden farklı olmayacaktır. Bu sebeple yeni dünya düzeni dedikleri değişimler yaşanırken İslamı barbar gösterme gayretleri planlanmış suıkastlerdir.

Memur-Sen Antalya İl Başkanı Mustafa Çoban Din Görevlileri buluşmasında yaptığı konuşmada Selalarla darbeleri durduran din görevlilerini en kalbi duygularımla selamlıyorum dedi. Memur-Senimizin kuruluşundan bu yana kamu çalışanlarının haklarını iyileştirmek noktasında aldığımız sorumluluğun bütün gereklerini yerine getirmekle sorumluyuz. Bu teşkilatın mayası yedi güzel adamın emanetidir, Mehmet Akif İnanın, Ahmet Yıldız’ın emanetidir. Bugün sağlayacağımız unsur kol kola girmektir. Örgütlü olmanın bütün gereklerini yerine getirme noktasında üzerimize düşeni yapmalıyız. Değerli Dava arkadaşlarım bizler iyilikleri önermeyi, kötülükleri önlemekle mükellefiz. Eğer ki örgütlü çoğunluğun bütün olasılıklarını kuşanırsak bir milyonu aşkın üyemizle değerlerimize sahip çıkarız. Bizim değerlerimizden beslendiğimiz bu durum dünyayı kucaklamaktır. Bu teşkilat başka hiçbir teşkilata benzemez, bizim diğerlerinden farkımız bizim bir derdimizin olmasıdır. Acıları ve 28 şubatları yaşayarak bugünlere geldik. Diyanet-Sen olarak bu salonlar doluyorsa, bu bir başarıdır, bu bir birlik beraberlik azmidir. 28 Şubatta 18 Bin üyemiz vardı, bugün 1 milyon üyemiz var. 15 Temmuz Hain işkal girişiminde Genel Başkanlarımızın talimatlarıyla sahaya çıkmanın, devleti sokakta yıkmaya çalışanlara geçit vermeden devleti tekrar sokakta diriltmenin haklı gururunu yaşıyoruz.

Bugün Memur-Sen sadece ülke sınırları içerisinde hapsolmamıştır. Kudüs meselesinde ben burdayım demiştir, Arakanda, mymar’da yine biz varız, var olacağız demiştir. Dünyanın bütün mazlumları için bir olmanın birlik olmanın gücüyle hepinizi selamlıyorum.

Ak Parti İl Başkanı Avukat Rıza Sümer Antalya En güvenilir illerimizin başında geliyor. Bunu sağlayan Din görevlilerimizdir. Onların okuduğu ezanlar, selalar, dualar, bu memleletin asıl dinamiklerini ortaya koymaktadır. Diyanet-Sen’i sadece bir sendika olarak görmüyorum. Diyanet-Sen yeri geldiğinde sivil insiyatif alarak bu memleketin çıkarları noktasında her zaman sorumluluk almıştır. 15 Temmuz bunun en büyük kanıtıdır. Allah bizleri duadan, ezandan sizlerden uzak düşürmesin.

Toplantıda konuşan Antalya İl Müftüsü Osman Artan yaptığı konuşmada Örgütlü çoğunluğun her zaman var olması gerektiğini bilmeliyiz. Geçmiş yıllarda sendikal zihniyetler bu ülkeye her zaman yön vermiştir. Bugün Din görevlilerinin sosyal ve diğer haklar noktasında gerekli hakları yerine getirme hususunda azami gayret gösteriyorlar. Diyanet-Sen’in yetkili sendika olarak üstlendiği görev çok önemlidir. Diyanet-Sen’i her zaman taktir ediyorum. Lojmanlar hususunda din görevlilerinden istenmekte olan lojman kiraları hususunu hızlı bir şekilde gündeme getirdik. Bu konuda gereken desteğin verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Artan Sivil yapılanmaların bu ülke çıkarları noktasında görev üstlendikleri her an koruyucu bir zırhla kuşandığımız gerçeği ortaya çıkmaktadır. Diyanetin kuşandığı ilahi zırh ise bütün kurumlardan daha da farklıdır. İşte bugün yaptıklarımız bir insanın var olması ile ilgilidir. Bizler Antalya Müftülüğü olarak bu konuda ciddi bir çalışma içerisine girdik. Belediyemiz ile birlikte halka hizmetin hakka hizmet olduğu gerçeğini yaşayarak idrak ediyoruz.
 

Diyanet-Sen Antalya Şubeleri tarafından organize edilen buluşmada konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel yaptığı konuşmada 15 Temmuzun asıl kahramanları sizlersiniz. Diyanet-Sen’imizin üstlendiği görev taktire şayandır. Din görevlisi kimliğinizi yaptığınız çalışmalarla onurlandırmanın haklı gururu içerisinde olduğunuzu biliyorum. Sizlere evlatlarımızı, geleceğimizi emanet ediyoruz. Sizler aslında yarınlarımızı şekillendiriyorsunuz. Sizler gençliği bilimle, sanatla ve maneviyatla tanıştırıyorsunuz. İslam dinini terör ile bağdaştırmaya çalışan şer odakları İslam’ın yaşatan emirlerine, insanı yücelten çağrılarına kulaklarını tıkamış durumdalar. Bizim kültürümüz, medeniyete olan katkımız kelimelerle anlatılamaz. Sizler bu yüce dinin birer mensubusunuz, Sizler bu ülkenin manevi önderlerisiniz. Bizler büyükşehir belediyesi olarak Antalya’nın manevi dinamiğini oluşturan sizlere hizmet vermeye devam edeceğiz. Bizler camilerimizin, kuran kurslarımızın bütün eksikleri noktasında sorumluluk aldık, almaya da devam edeceğiz. Makamların gelip geçici olduğunu ama ibadetin kalıcı olduğunu biliyoruz. Şükürler olsun ki bugün bu ülkede halka hizmeti hakka hizmet olarak hisseden, icra eden bir anlayış var. Yapılan hizmetleri sadece yapmak değil, bunları anlatmanın de gerekli olduğunu düşünüyorum. Ahirette seni kurtaracak eserlerin yoksa eğer fani dünyadaki eserlerin varlığına ehemmiyet etme .

Ak Parti Antalya Millet Vekili MKYK üyesi Avukat Mustafa Köse yaptığı konuşmada saatlerdir yapılan konuşmaları dikkatli şekilde dinleyen, disiplinden taviz vermeyen Diyanet-Sen’i tebrik ediyorum. Bu durum Diyanet-Sen’in gücünü gösteriyor. Unutmayın her yerde bize bir adam lazım, adam gibi adam olmanın erdemi lazım, bize emaneti hakkıyla taşıyan adam gibi adamlar lazım. İşte sizler bu emaneti sırtlanan yüreklersiniz. Camilerimizi yaşayan mekanlar haline getirmemiz gerekiyor. Çocuklarımız için, yaşlılarımız için, camilere gelmeyenler için de birer yaşayan alanlar olması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda sizin ne kadar hassas olduğunuzu biliyorum. Diyanet-Sen’i yaptığı anlamlı çalışmalardan dolayı tebrik ediyorum.

Ak Parti Antalya Millet Vekili Hüseyin Semani yaptığı konuşmada dün ile bugünü karşılaştırma fırsatımız var. Dün camilerinde kuranı kerimi öğreten din görevlilerimiz soruşturma geçirdiler. Din görevlilerimiz ötekileştirildiler. Cahiliye toplumlarının dine düşman olduğu dönemlerden dinin insanı kucakladığı dönemleri yaşıyoruz. Bir damla petrol için İslam dünyasına gözlerini dikenler, kandan beslenmenin en büyük örneğini verdiler. Ecdadımız bu millete erdemi, medeniyeti öğretmiş onlar ise yeni Dünya düzeni olarak adlandırdıkları zamanı yakalaya bilmek için ölümü, kanı benimsemişlerdir. Bu dünya sınavında sınıfta kalanlarla, sınıfı geçenler ayan beyan ortadadır. Ecdadı anlatan İmam hatip neslinin varlığı, geçmişte yurt dışına gittiklerinde şarap fıçıları içinde kaybolanlar arasındaki farkı belirlemişlerdir. Bugün İstanbul gibi aziz olan bir milletin torunları kendilerine yakışanı yapmaktadır.

Geniş katılımla icra edilen toplantı Antalya Şube yönetim toplantısı ile bir sonraki oturumda devam etti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Gülhane Camii’nin temeli dualarla atıldı
Gülhane Camii’nin temeli dualarla atıldı
Iğdırlı “Minik Yürekler” kumbaralarını Yemen için açtı
Iğdırlı “Minik Yürekler” kumbaralarını Yemen için açtı