Zeynep KAHRAMAN FÜZÜN

Zeynep KAHRAMAN FÜZÜN

Kavanozdan Çıkmak

00 0000 - 22:47

 

Kavanozda büyütülen çocuk misali uzağında yaşıyoruz hayatın. O kadar ki ruhumuz hayattan kopuk, hayata yabancı.

 

Bizim gibi yiyen, bizim gibi giyinen kısacası bizim gibi yaşayan insanlarla beraberiz. Bütün dünyamız evimiz veya işimiz olmuş. Daracık dünyamızdan çıkmaya cesaret edemiyoruz bir türlü. Bu yüzden değişemiyor, gelişemiyoruz.

 

İnsanlar aynı şeyleri söylüyor, yazarlar aynı şeyleri yazıyor dönüp dönüp. Hayata katılmadan hayattan bir şeyler öğrenmek çok zor. Okuyarak yahut izleyerek hissedeceğimiz duygular yaşadıklarımız yanında hiç kalır.

 

Hâlbuki çıksak içinde sıkıştığımız kavanozdan, katılsak biz de gerçek hayata. Bize benzeyenleri bırakıp ötekilerin yanında yer alsak arada.

 

Pazara gitsek mesela, tatilimizi bir köyde geçirsek. Cipimizden inip otobüse binsek arada. Yürüyüşümüzü sokakta yapsak.

 

Korkuyoruz değil mi? Yüzleşmekten, en çok da kendimizle yüzleşmekten. Onların doğallıkları bizim maskelerimizi gösteriyor. Onların samimiyetleri bizim sahteliğimizi kanıtlıyor. Onların azı bizim cimriliğimizi haykırıyor.

 

Para bizde, kültür bizde, görgü bizde sanıyoruz. İçlerine girmediğimiz için onların insanlıklarından haberimiz yok.

 

İşin kötüsü evlatlarımızı da kavanozda büyütüyoruz. Yok, uyku düzeni, yok, hastalığı bahane edip evden çıkarmıyoruz. Fiziki savunma mekanizmaları zayıflamakla kalmayıp ruhu da olgunlaşamıyor. Sosyal anlamda da zayıf bireyler yetiştiriyoruz hayata.

 

Aslında biz kavanozda büyümedik. Bakkala gider, kapının önünde oynardık. Annemiz bizi gözetlerdi camdan. Geldiğimiz noktayı görünce ileride evlatlarımızın varacağı noktayı düşünemiyorum.

 

Sosyal ağlar bütün sosyalliğimizi bizden çalıyor. İnternetten alışveriş, haber derken vakit geçiyor.

 

Haydi, çıkalım artık kavanozdan, dışarıda hayat bizi bekliyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar