Reklam
Zeynep KAHRAMAN FÜZÜN

Zeynep KAHRAMAN FÜZÜN

Hasretinle Sınanan Yüreğime Bir Gelsen

00 0000 - 10:24

 

I.

çöl yazgısı düşmüş sanki toprağıma

sağır kervanlar geçiyor ufuktan

bulutlar âmâ olmuş

çevremi kuşatmış zehirli sürüngenler

yalnızlığı azık yapmışım kendime

acınacak hallerdeyim

bilsen

 

sığındığım kuytuları nuruyla aydınlatan

ısıtan

eriten

yakan

donmuş yüreğimi

kaç acımı dindirdi sözlerin

kaç yaram iyileşti muhabbetinle

kaç kere ölüyorken dirildim

 

bir sancı başlar

zift kokusu yayılan kalbimde

ruhum sızlar bazen

karanlık basar da basar

üzerime

sonra birden

aklıma sen düşersin

dağılır bütün siyahı evrenin

 

II.

dünya var olduğu günden beri

en kara gündüzleri taşımıştı üzerinde

geceler doğmuştu göğüne en kızılından

kana kanmıştı dudağı

böğrü ne cinayetler saklamıştı

kaç kere silkelenmiş

kaç kavmi atmıştı sırtından

 

zalimlerin rüzgarı eserken arzın yüzünde

cümle âlem söz birliği etmişçesine

durmadan çaldılar arşın kapılarını

artık gelesin diye

dua dua yalvardı tüm kâinat

 

bir gün ebabiller indi yere

doğacağın yere üşüşen kargaları

bir bir temizlediler

Mekke halkı şaşkın

bu olup biten ne

Ebrehe

hangi cesaretle Kâbe’ye geldiğine

bin pişman

 

vakit

gülün açma vaktidir

artık söz senin

secde senin

 

III.

babanın yadigârı

ebvanın kucağındaki bahtiyar kadın

en çok onun ayaklarının altına yakışır cennet

en çok o sevmişti seni

yoksa onun gözlerinden mi döküldü yıldızlar

 

bir dede bu kadar mı sever torununu

bir amca yeğenini evladından ayırmaz mı

bir çocuk küçücük yüreğine neler sığdırır

kardeşlerin en çok o günlere gelmek

mübarek başını okşamak istiyor

 

Hatice’nin kalbine sığındığın gün

Hira-Nur dönüşü

göğün sırrı aşikâr olunca

yüzü güldü tesellici bekleyenlerin

kâinat şükür secdelerine erdi

hava

su

toprak

ateş

yeniden şifrelendi

cümlelerin anlamları değişti

Kelâm’a göre mühürlendi tüm kelimeler

 

Ebu kubeys hazır

Daru-l erkam hazır

Sevr hazır

Ve hazır Ebu Eyyüb’ün hanesi

 

ibret-i alem olacak yaşadıkların

duyanda hayranlık uyandıracak

kalemler tükenecek seni anlatırken

öfkesinden delirecek ebu cehiller

herkes seni konuşacak ahir zamanda

bir ömür yaşadın ki efendim

dillere destan

 

IV.

Cebrail’in sırtındaki hırkayı tanıdın mı

bütün melekler

onunla süslemişler kanatlarını

hepsi onun sahibine özenmiş

Eba bekr’in pare pare hırkası

 

Ömer Müslüman oldu demediler

bir fetih gerçekleşti sözü dillerinde

o öyle bir fetih ki

hissettiği yakınlık

cennete de

cehenneme de

 

kızların mı Osman’a emanet

yoksa Osman

kızlarının biricik emaneti mi

ve Ali’n

Fatıma’n

Kevser’in

sonra Hasan Hüseyin

onlar senden kalan hatıralar

Kerbela’da yitirdiğimiz

o gün bu gündür ağıt yakıyor aşıkların

güneş şahit olduğu o günden beri başka yanıyor

yer bir şey yapamadığı için yasta

hava Hüseyin’in susuz gidişine ağlıyor

 

işte oğulların

Kasım

Abdullah

İbrahim

onları ötelere uğurladın diye

biz evlatlarımızı severken utanıyoruz

bu acı bambaşka

senin dökemediğin yaşları biz döküyoruz

kalplerimiz kanıyor andıkça

 

V.

kokun gelir ikliminden

putlarım yere serilir

ateşim söner

soğur açlığı nefsimin

omuzlarım birer birer devrilir

kurur zakkum ağacımın çiçekleri

 

bir söz söylesen

ayağa dikilir dağlar

ağaç yürür

örümcek konuşur

ay çözülür

dünya durur

 

tek bir bakışın yeter

ya da gözündeki siyahı görmek

âlem susar

yalnızca bir cümle

göklerde yankılanır

koşuşur melekler

yol verir yıldızlar

dayısına uğurlanan minik kızlar

karşılamaya çıkarken onları

yeni yeni cennetler hazırlanır

 

yürüdüğün yollar vardır senin

dokunduğun taşlar

yolcular vardır uğurladığın

okşadığın yetim başlar

mübarek elinin değdiği her yer

mübarektir senin

ayak izinin olduğu şehirler

mübarektir

 

ey Mekke

arkasına dönüp dönüp gideni tanıdın mı

üzülme

kâbe senin

sevdiklerin senden hicret etse de

şimdi dua senin

amin senin

 

ey Medine

şükret

koynunda sakladığın inci yüzünden

her gece sayısız melek iniyor kalbine

sağanak sağanak boşalıyor tekbirler

salavatlar yıkıyor nazenin toprağını

 

ve mübarek gecelerde

çın çın çınlıyor gök kubbe

ezanlar yıldızlarda yankılanıyor

geceyi ağartan kimin secdesi

bu konuşan kim

bu ses kimin sesi

bu hangi sevdalın gülyüzlü

sussun

yoksa duasından arşın kapıları açılacak

Burak seni getirecek sevenlerine

işte gülyüzlünüz diyecek

duası kabul olacak

gözleri semada bekleşenlerin

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar