Yrd.Doç.Dr.Ahmet Emin SEYHAN

Yrd.Doç.Dr.Ahmet Emin SEYHAN

Ahir Ömründe İşte Böyle Rezil Olursun!

26 Ağustos 2016 - 00:48

Atalarımız; “Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste!” derken çok doğru söylemişlerdir. Uzun tecrübelere dayanarak söylenmiş bu sözün apaçık bir gerçek olduğu günümüzde bir kez daha ispatlanmıştır. Zira bu sözü sohbetlerinde/ vaazlarında yüzlerce kez tekrarlayan bazı şarlatanların/ hoca müsveddelerinin/ mehdî bozuntularının/ racü-lü fâcirlerin söyledikleriyle amel etmedikleri şimdi çok daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Ne demek istediğimizi bazı örnekler vererek açıklamaya çalışalım.

Siz, sürekli Yüce Allah ile görüştüğünüzü, Ondan vahiy/ ilham aldığınızı söyleyerek “aklını kullanmayan insanları” aldatır, onları kötü emellerinize alet eder ve Yüce Allaha büyük bir iftira atarsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, her hafta, bazen her gün rüyanızda Hz. Peygamber ile görüştüğünüzü iddia eder, ondan talimatlar/ nasihatler aldığınızı söyler, insanların dinî duygularını istismar eder ve göz göre göre Hz. Muhammedin otoritesini istismar ederseniz işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, “dinler arası diyalog” ve “ılımlı İslam” diyerek İslâmın temel esaslarından ödün verir, Vatikanın karanlık projelerinin bir parçası olmayı kabul eder ve kelime-i şehadetten Hz. Muhammed Mustafanın mübarek adını çıkartacak kadar alçalırsanız/ alçaklaşırsanızişte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, “Zekât, kurban ve talebeye burs” diyerek milletten para toplar, bununla medya organları kurar, paralel din propagandası yapar, lobi faaliyetleri yürütür, değişik ülkelerdeki seçim kampanyalarını destekler ve bu paralarla kâfir senatörlere Türkiyeyi karalayan “sözde raporlar” hazırlatırsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, “hizmet” kisvesi altında “sözde muhabbet fedailerinizi” örgütler, bu zavallıların beyinlerini yıkar, silah zoruyla meşru hükümeti devirmeye teşebbüs eder ve milli iradeyi hiçe sayarsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, husumet fedailerinizi “seçilmiş insan/ kutsal insan-ı kâmil” olduğunuz yalanına inandırır, kendinize kayıtsız şartsız itaat, teslimiyet ve bağımlılığa şartlandırır ve bütün söz ve fiillerinizin “büyük bir kutsiyet içerdiği safsatasıyla” onları aldatırsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, şizofren olduğunuzu, halüsinasyonlar gördüğünüzü, narsist kişilik özellikleri taşıdığınızı unutur, kendinizi “mehdî” zanneder, sonra “Hz. İsa”ya evrilir, daha sonra da “yarı tanrı”ya dönüşür ve “bir güç zehirlenmesi” yaşarsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, sürekli yalan söyler, ilkesiz ve tutarsız hareket eder, size iyilik eden samimi müminleri arkadan hançerler ve müslümanları tefrikaya düşürürseniz işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, “Siyasetten Allaha sığınırım, Cebrail bile parti kursa ona oy vermem!” der, daha sonra tükürdüğünüzü yalar, siyasetin dik alasını yapar, PKK terör örgütünün partisine oy isteyecek kadar alçalır, üstelik uluslararası düzeyde siyasete bulaşır ve boyunuzdan büyük işlere kalkışırsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, son kozunuz olan darbeye teşebbüs eder, bunda başarılı olamayınca iç savaş çığırtkanlığı yapar, ülkede insan hakları ihlalleri yaşandığı yalanına sarılır, yaptığınız/ yaptırdığınız büyüler, sihirler ve beddualar da bir işe yaramayınca hizmetinde olduğunuz efendilerinize adeta yalvarırcasına “ülkenin işgal edilmesini” ve “demokratik yollarla seçilmiş meşru Cumhurbaşkanının ve Hükümetin düşürülmesini” isteyecek kadar zıvanadan çıkarsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, sürekli emanete hıyanet eder, hatalarınızı kabul etmez, fitne, fesat, entrika, desise, kumpas ve şantajlarla insanların hayatlarını karartırsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, sürekli sözünüzde durmaz, menfaatiniz için masum insanların hak ve hukukunu çiğner, rüşveti normal görür ve “sapkın yolunuzun/ hareketinizin/ hizmetinizin (!!!)” başarısı için ‘Her yol mübahtır derseniz işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, cifr, ebced, hurufîlik, sihir ve büyü gibi din dışı işlerle meşgul olur, bunlara inanır, insanları efsunlar ve bu tür ezoterik şeylerle onları aldatırsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, insanların özel hayatlarını gizlice izletir, bunları kasetlere kaydettirir ve hain emelleriniz için insanlara tuzaklar kurarsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yer, fedailerinizi/ mankurtlarınızı/ zombilerinizi hak etmedikleri makamlara getirir ve onları hem şer odaklarının hem de kendi çıkarlarınız/ ütopyalarınız için tepe tepe kullanırsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, kamu görevliliği sınav sorularını çalar, hak etmedikleri yerlere kendi elemanlarınızı yerleştirir ve masumların haklarını yerseniz işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, ayı ile aynı yatağa girer, kâfir devletlerin istihbarat örgütleriyle (örneğin geçen asırda Osmanlı Devletini içten içe parçalamak için mücadele eden ve bunda da başarılı olan İngiliz ajan Thomas Edward Lawrencein yaptığının aynısını asrımızda Türkiyeyi parçalamak için elli yıldır yapan Amerikalı CIA ajanı Graham E. Fuller gibi kimselerle) iş tutar ve nihayetinde onların “uçuk vaatlerine inanarak (Halife olmak gibi)” maşası/ taşeronu/ kuklası olmayı kabullenirseniz işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, ömrünüz boyunca büyük konuşur, mazlumlarla alay eder, zalimlerle iş tutarsanız, aldığınız beddualar sonucu işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, samimi uyarılara kulak tıkar, dostlarınızın ayağını kaydırır, hırsınızdan/ ihtirasınızdan duvarları yumruklar, kibrinize ve öfkenize yenik düşer ve “pis işlere” bulaşırsanız işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Siz, vatan, millet, devlet ve bayrak sevgisini unutur, sadece egolarınızı tatmin etme peşine düşer ve acımadan masum insanların kanına girilmesi talimatını/ emrini verirseniz işte ahir ömrünüzde böyle rezil rüsva olursunuz!

Sonuç olarak, siz bütün bu yaptıklarınızın hesabını ahirette mutlaka vereceksiniz. Zira Kurân, herkesin yaptığının karşılığını göreceğini haber vermektedir (Zümer, 39/70; Enâm, 6/160; Hûd, 11/111; İbrahim, 14/51; Neml, 27/90; Yasin, 36/54; Zilzâl, 99//7-8). Çünkü Kurânın ikazlarını göz ardı ederek şeytanın vesveselerine kulak veren, (Enâm, 6/112, 121; Nahl, 16/99-100; Hac, 22/52-53; Zuhruf, 43/36) ancak bu vesveseleri “ilham/ vahiy” zanneden sizin gibi gafiller zamanla sırat-ı müstakîmden ayrılmış, tağutun yoluna girmiş ve yandaşlarıyla birlikte bu dünyada rezil olmaktan kurtulamamışlardır. Yüce Allahın da haber verdiği gibi onları dünyada “rezillik/ zillet”, ahirette de “büyük bir azap” beklemektedir. (Mâide, 5/41; Hac, 22/8) (08.08.2016)

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Emin SEYHAN       

Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar