BORSA
BIST 100 14.473,42 %0,19
Altın 7.174,02 ₺/gr %0,40
Bitcoin $78.657 %1,39
Dolar 48,13 ₺ %0,06
Euro 56,23 ₺ %0,06
Sterlin 65,73 ₺ %0,07
Gümüş 105,94 ₺/gr %0,18
Ethereum $2.447,89 %1,86
İsviçre Frangı 60,03 ₺ %0,03
Kanada Doları 34,77 ₺ %0,07
Avustralya Doları 34,48 ₺ %0,06
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,82 ₺ %0,04
BAE Dirhemi 13,11 ₺ %0,09
Rus Rublesi 0,58 ₺ %0,22
Çin Yuanı 7,16 ₺ %0,04
ANKARA 20°C 7.174,02 ₺/gr 48,13 ₺ 56,23 ₺
Anasayfa DİYANET Başkan GÖRMEZ Iğdır da Kanaat Önderleri ile Buluştu.

Başkan GÖRMEZ Iğdır da Kanaat Önderleri ile Buluştu.

Başkan GÖRMEZ Iğdır da Kanaat Önderleri ile Buluştu.

· 8 dk okuma · 3.1K okunma
Başkan GÖRMEZ Iğdır da Kanaat Önderleri ile Buluştu.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Iğdır'da, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi…

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, yapımı tamamlanan Iğdır Merkez Camiinin açılışı ve çeşitli ziyaretleri kapsamında gittiği Iğdır'da, Iğdır'ın kanaat önderleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.

Polis evinde gerçekleşen programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Iğdır’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bir Cuma gecesinde Iğdır'da sizlerle olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. ‘Iğdır’ ‘iyidir’ demektir. Iğdır iyilerin memleketi. Allah, iyiliği sizden, bu topraklardan eksik etmesin. Allah, iyilerin ülkesi kılsın ülkemizi” dedi. 

Müslümanlar arasında hiçbir ayrılığın gayrılığın olamayacağını, mezhebi farklılıkların ilahi mektebi anlamak için beşeri mektepler olduklarını vurgulayan Başkan Görmez, camilerin mezhebi farklılıklara göre ayrılmaması gerektiğini kaydettiği konuşmasında şu huşulara değindi;

“Sınırlarımızdan, coğrafyamızı kuşatan hiçbir fitneyi, fesadı, ihtilafı, tartışmayı, tefrikayı bu topraklara sokmamalıyız…”

Siz serhat şehrisiniz. Sınırı bekliyorsunuz. Bu sınırlarımızdan güvenliğimizi tehlikeye sokacak bir takım yanlış hususların girmesini önlemekle kalmamalıyız, coğrafyamızı kuşatan hiçbir fitne, fesat, ihtilaf, tartışma, tefrikayı bu topraklara sokmamalıyız. Ehl-i sünnet mektebiyle ehl-i beyt mektebini kimse birbirinden ayıramaz. Sünnet de Muhammed Mustafa’nın, ehl-i beyt de Muhammed Mustafa’nındır. Kimse bunlar arasında bir ayrım yapamaz, yapmamalıdır. Müslüman kardeşlerimizle biz her türlü tefrikayı, ayrılığı gayrılığı ortadan kaldırmalıyız. Biz Allah Resulünün sünnetini de ehl-i beyt-i Mustafa’nın her bir ferdini de rahmet görürüz.

“Mezhebimiz, meşrebimiz ne olursa olsun, aynı milletin bireyleri, aynı ümmetin parçaları olarak birliğimizi, kardeşliğimizi korumak ve muhafaza etmek zorundayız…”

Suriye'den bu ülkeye sığınan üç milyon kardeşimiz var. Bu ülke öyle bir alicenaplık gösterdi ki, herkes kalbini, evini açtı. Türkiye'nin her tarafında bizlerle birlikte yaşıyorlar. Avrupa'nın sınırlarına birkaç yüz kişi dayandı hemen sınırlar tel örgülerle kuşatıldı. Bize düşen en önemli vazife, buradaki birliğimizi korumak ve muhafaza etmektir. Mezhebimiz, meşrebimiz, anlayışımız, dilimiz, ırkımız, rengimiz ne olursa olsun aynı milletin güçlü bireyleri olarak, aynı ümmetin parçaları olarak, İslam’ın müntesipleri olarak, Kur’an-ı Hakim’in müminleri olarak ve Muhammed Mustafa’nın ümmeti olarak birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi korumak ve muhafaza etmektir. Nice büyük medeniyetler kurduk ancak tefrikayla, ayrılık gayrılıkla sona erdi. Yıkıldı. Bu topraklarda Türkiye'yi çok güçlü tutmamız lazım. Bu ülke, bu millet, bu tarih, bu medeniyet ayakta kalmalı ki, insanlık maruf üzere yoluna devam edebilsin.

“Bütün mezhepler ilahi mektebi anlamak için beşeri mekteplerdir…”

Allah’ın hepimize uygun gördüğü isim ‘Müslüman’. İslam hepimizi kuşatan büyük ilahi mekteptir. Hepimiz o ilahi mektebin talebeleriyiz. Bunu anlamak için farklı mezhepler, meşrepler var. Bütün mezhepler ilahi mektebi anlamak için beşeri mekteplerdir. Onların bir kısmına biz ‘Hanefi, Şafii, Caferi’ diyoruz. Biz eğer İslam’ı anlamak için İslam’ın ilk asırlarında ortaya çıkan o beşeri mektepleri ilahi mektebin önüne geçirirsek, mezhebe mensubiyetimizi İslam’a mensubiyetimizin önüne geçirirsek, bundan dolayı da birbirimizi tekfir eder, birbirimizle kavga eder, savaşmaya başlarsak önceki yıkılan medeniyetlerin başına gelenler bizim başımıza da gelir. Bağdat’ın, Şam’ın, Trablus’un başına gelen bizim de başımıza gelir. Hepimiz Allah’a iman ediyoruz. Hepimiz Muhammed Mustafa deyince kalbimiz harekete geçiyor. Hepimizin ehl-i beyt-i Mustafa deyince kalbimizde muhabbet oluşmuş. Tarihte yaşanmış acıların hesabını 13 asır sonra birbirimize mi soracağız. Biz camilerimizi ayıramayız. Mezheplere göre camilerimizi ayıramayız. Biz hepimiz aynı kıbleye yöneliyoruz. Namaza dururken aynı tekbiri alıyoruz. Hepimiz namazımızda ‘fatiha’ okuyoruz. Hanefi’nin fatihasıyla Caferi’nin, Şafii’nin fatihası aynı fatiha. Şii kardeşimizin Caferi kardeşimizin, Hanefi kardeşimizin namazında da aynı rükû var. Aynı secdeye gidiyoruz. Aynı duayı yapıyoruz. Bir ayrım yapamayız.

“Bu ülke, tarih boyunca olduğu gibi mahrumların, mazlumların umudu olmaya devam edecektir…”

Son yıllarda kötüye giden bir dünyaya şahit oluyoruz. Bu yüzyılın başında bizden önceki nesiller daha büyük zorluklar yaşadılar. İslam coğrafyasının paramparça edildiği zamanlarda sömürgecilerin gelip başlarına çöktüğü zamanlarda çok daha büyük zorluklar oldu. İslam coğrafyasının her tarafından büyük acılar yaşandı. Bütün oyunlar büyük Cihan İmparatorluğunun yıkılışı üzerine kurulmuştu. Ama onun merkezi üzerinde güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var. Onun varlığı hala o Cihan İmparatorluğunun çökmediği manasına geliyor dünyayı dizayn eden şer güçleri tarafından. Bu yüzyılın başında büyük acılar yaşandı ancak biz de büyük acılar yaşıyoruz. İslam dünyasına baktığımızda özellikle son yıllarda kan ve gözyaşı görüyoruz. Ümmetin çocukları ateşe yürüyor. Bunlara şahit oluyoruz. Ancak bir şeye daha şahit oluyoruz. O da, hala o Cihan İmparatorluğunun bakiyesi olarak varlığını devam ettiren ülkemizin, milletimizin tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle yeryüzünde bütün mazlumların, mahrumların umudu olmaya devam etmesi. Bu ülke mahrumların, mazlumların umudu olmaya devam edecektir. Tarih boyunca olduğu gibi.

“Bu ülkede yaşayan herhangi bir dini azınlığın mabedini, toprağını, mülkiyetini Diyanet olarak kabul etmeyiz…”

On gündür bütün Avrupa gazeteleri ve televizyonları bir yalan ve iftira üzerinden Türkiye’yi ve Diyanet İşleri Başkanlığını karalıyor. On gündür Avrupa’nın, Amerika’nın bütün gazetelerinde Türkiye Devletinin, Türkiye’de yaşayan Süryanilerin bütün kiliselerinin, Mor Gabriel Kilisesinin ve ona ait olan kabristanını ve bütün topraklarını Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis ettiğine dair bir yalan haber üzerinden kara bir propaganda yapılıyor. Halbuki Türkiye bu coğrafyada hiçbir ülkenin yapmadığı bir şeyi yaptı. Bu topraklarda yaşayan ne kadar dini azınlık varsa onlara ait bütün vakıf mallarını iade etti. Hiçbir ülke iade etmezken Türkiye iade etti. Çünkü bu ülke büyük bir ülkedir. 4-5 asır önce bu ülkede farklı inançların mensupları bu topraklarda özgürce yaşadılar. İslam’ın emri gereği bunu yaptı ecdadımız. Şunu açıkça ifade edeyim, bu ülkede yaşayan herhangi bir dini azınlığın mabedini, toprağını, mülkiyetini Diyanet olarak kabul etmeyiz. Başkasına ait olan bir mülkiyeti gasp etmek İslam’ın reddettiği bir husustur. Bu ülkede herkes özgürce kendi değerlerini, kendi inançlarını yaşamaya devam edecek.

“15 Temmuz, sadece bir darbe teşebbüsü değil, bu coğrafyada oynanan bütün oyunların son halkasıydı…”

Gelecek hafta bugün 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün sene-i devriyesini yaşayacağız. O sadece bir darbe teşebbüsü değil, o bu coğrafyada oynanan bütün oyunların son halkasıydı. O bütün mazlumların, mahrumların, mağdurların son umut kalesini yok etme teşebbüsüydü. O sadece bir darbe teşebbüsü değil, bir işgal teşebbüsüydü. Bir işgalin önünü açmanın teşebbüsüydü. O gece sadece Türkiye değil, yeryüzündeki bütün mazlumlar ayaktaydı. Yeryüzündeki bütün Müslümanlar ayaktaydı. Sadece ülkemizde değil, dünyanın her yanında camiler açıktı, Müslümanlar duadaydı. O gece İslam ülkelerinden, gönül coğrafyamızdan telefonlar geldi. Her biri ülkelerindeki bütün camilerin açıldığını, salaların okunmaya başlandığını ve dualar edildiğini söyledi. Orta Asya’daki, Balkanlar’daki, Afrika’daki Müslümanlar o gece Türkiye için duaya durdu.

Programa, Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü İsmail Palakoğlu, Iğdır Valisi Enver Ünlü, Ankara İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Iğdır İl Müftüsü Cüneyt Kulaz ve Iğdır'ın kanaat önderleriyle çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Başkan Görmez, Iğdır programına, göreve yeni başlayan Iğdır Valisi Enver Ünlü’ye ‘hayırlı olsun’ ziyaretiyle başladı.



DİYANET Haberleri

Tümü

ERBAŞ;"Hayırların en büyüğü bana göre bir yuva kurmaktır"

Malatya Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde, Türkiye Diyanet Vakfı Malatya ve Konya...

1 yıl önce

Basın Açıklaması

Diyanet İşleri Başkanlığı, Fatih Süleyman Denizolgun isimli şahsın sosyal medya platformu X...

1 yıl önce

Erbaş'tan Berat Gecesi Mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, tüm İslam aleminin Berat Gecesi’ni tebrik ederek,...

1 yıl önce

Erbaş, Malezya'da Din İşleri Bakanı Naim ile görüştü

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Malezya’da Din İşleri Bakanı Dato’ Setia Dr. Naim ile...

1 yıl önce

Diyanetten "Hac Ansiklopedisi" projesi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi...

1 yıl önce

ERBAŞ;"Cemaatimizin öğretmeniyiz"

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Osmaniye’de din görevlileriyle bir araya geldi.

1 yıl önce

Adıyaman'da "Bir Oluruz 6 Şubat Depremleri Anma Programı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman’da düzenlenen “Bir Oluruz 6 Şubat Depremleri Anma...

1 yıl önce

Erbaş'tan, 6 Şubat depremlerinin ikinci yılı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli...

1 yıl önce

ERBAŞ;"Hutbelerimizi Kur'an ve sünnet çizgisinde...

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen...

1 yıl önce

2025 yılı fitre miktarı açıklandı

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 2025 yılı Ramazan ayından 2026 yılı Ramazan...

1 yıl önce

"Resmi olarak fetva makamı Diyanet İşleri Başkanlığıdır"

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından Ankara’da...

1 yıl önce

ERBAŞ;"Gazze'deki insani yardım faaliyetlerimiz artarak...

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş,“Gazze’deki insani yardım faaliyetlerimiz artarak...

1 yıl önce